Image
Temmuz 06 2014 02:28

Mess etti mestim meskenine mest oldu

Beşiktaş’ta akşamın geç bir vakti, irticalen (doğaçlama) aşk ettiğim bir dörtlük. Biraz uğraşsam iki güzel beyit çıkardı amma hatırası bozulmasın diye olduğu gibi bıraktım.

Fekat o zaman anladım ki yanlış meslek seçmişim.

Bu dörtlükte canım kelimesi 5 kez kullanılmıştır. Biliyorsunuz ki Leyla ismi de beş harftir.

Mess etti mestim meskenine canım mest oldu
Heba oldu dergahı canım, canıma aşk serdest oldu.
Madem canım almak bu huriye temaşadan maksadın,
Ömrüm zülüflerine değiştim, canımda düşmanım oldu.

Mess : Yapışma, değme, (eski türkçe)
Mes  : Üzerine pabuç giyilen kısa konçlu hafif ve yumuşak ayakkabı
Serdest : Etkin egemen baskın olan.

Gelelim tercümesine,

Mısra 1 : Ayağımla senin olduğun yere, o meskene adım atmakla mest oldum.

Mısra 2 : Benlik dediğim varlığım da yok oldu, onu sen doldurdun, aşkın doldurdu.

Mısra 3 : İnsanlar ölmeden hemen önce diğer dünyadaki yeri ve makamı gösterilirmiş ki canı alınırken ıstırap çekmesin. Azrail de kişiye ya çok sevimli, güzel yada korkunç suretlerde gelirmiş.
Benim gördüğüm bu güzellik öyle müthiş ki bu dünyaya ait olamaz, o halde birazdan öleceğim ve ben bu güzelliği seyrederken Azrail canıma kıyacak. Bu yüzden gösteriliyor bu güzellik.

Mısra 4 : Madem bu güzellik bekleyecek beni diğer dünyada, zülüfleri yeterde artar takas etmeye canımı. Hatta bu kadar zamandır beni bu güzelden mahrum bırakan canımı da ayrıca düşmanım kabul ederim. Öyle ya diğer tarafta bu güzellik bekliyorsa…

Tabii ki hikayeye aşağıdaki beyti illaki eklemek lazımmış

Sâfâyı şevkîdir didârı dildâra vurur aksi
Hüsün kaysındır amma vechî leylâdan zuhûr eyler.
[Şeyh Gâlib]

 

 

2015 : memet tayanç