Image
Nisan 19 2015 02:28

Ana gibi yar olmaz

Kadın daha güçlüdür, nereden mi biliyorum? Çünkü o daha latiftir, daha naiftir, daha duygusal daha hassastır ve bütün bunlara rağmen erkekten çok daha güçlüdür

Bu gün öğle yemeği arasında, yemekhaneye (mutfağa) gidip yemeğimi alıp(pişirip), kantine (salona) oturmuş bir yandan da tv de youtubeden bir şeyler izliyordum. Bir kedi videosu denk geldi ölmüş yavrunu gömüyordu. Bilirsiniz kedileri aslında bütün hayvanları sincabından tutun ayısına kedisinden kaplanına kadar hepsini severim ve imkanım olsa hepsini beslemek isterim. Neyse videoyu izleyince  müteessir oldum.  Şehit olan askerlerimizin anneleri geldi aklıma daha sonra annelik mevhumunu düşündüm ve aşağıdaki yazıyı yazma ihtiyacı hissettim.

Hepimiz, varlığımızın bir noktasında oradaydık, yiyecek, barınma, giysi gibi şeyler için endişe etmek zorunda olmadığımız bütün ihtiyaçlarımızın giderildiği, bir sorun olduğunda bizim yerimize annemizin ilgilendiği, sevgiyle ve şefkatle sarmalanmış bir halde onun karnında onun korumasındaydık. Biz ise, bizi taşıdığı yaklaşık o dokuz ay boyunca bizi taşıyan bu kutsala kahırdan, sıkıntıdan başka bir şey vermedik.  Bizim yüzümüzden acılar çekti, hatta biz bizi doğururken neredeyse ölüyordu, daha ne olsun!

Yani bir dakika önce bizim yüzümüzden nerdeyse ölecek kadar acı çeken biri, nasıl oluyordu da, o andan ölünceye kadar bu dünyada bizi en çok seven kişi oluyordu?

Nasıl oluyordu da bir dakika öncesine kadar kendisine hayatının en acı anlarını yaşattığımız kişiyi, hayatımız boyunca herkesten çok seviyorduk, 80 yaşına gelsek te canımız her yandığında her üzüldüğümüzde hep onun korunmasına sığınmak istiyorduk.

Yani en azından doğum yaptıktan sonra bebeğe kızıyor olmasını beklersiniz değil mi, “nerdeyse beni öldürüyordun” demesini, “ahh” etmesini “off” etmesini bebeğe “senin yüzünden ne kadar acı çektim biliyor musun? senin yüzünden ne kadar kan akıttım biliyor musun?” demesini ama öyle olmuyor. Anne bebeği görüp kucağına aldığında ne diyor? “Canım bebeğim, iyi ki doğurdum seni….” (Bu kadınlar deli değilse ne olayım)

Hakikatten düşündüm hala da düşünüyorum ama aklım almıyor, yani daha onun karnındayken bile geriniyor, tekme atıyor kaburgalarını çekiştiriyorduk, yediği hiç bir şeyden tat almamasına, doğru düzgün tuvalete dahi gidememesine, kusmasına, uyuyamamasına sebep oluyorduk. Doğru düzgün uyuyamıyordu bile, bir tarafa yatsa sırtı ağrıyor öteki tarafa yatsa kaburgaları ağrıyordu, sürekli bir ağrı sancı içinde bırakıyorduk. Kim bilir bilemediğimiz daha ne acılar ne sıkıntılar çekmişlerdir bizim yüzümüzden.

Fakat bütün o hallere rağmen hala dikkat edin, hala ona bunları yaşatan yaratık için sadece ve sadece “sevgi” besliyor. Tahmin ediyorum (anneler daha iyi bilir) bir anne yine bu yavrucağı ile hayatının en güzel zamanlarını ne güzel anlarını yaşıyordur.

Hangi baba? hangi dağları titreten erkek bu kadarını kaldırabilir bilmiyorum. Zaloğlu Rüstem olsa çekmez gibi geliyor bana… Koca adam, kendi evinde despot, asan, kesen biri ama anasının evine gidince “kolumun burası çok acıyor” moduna giriyor. Bilinçaltına bir şekilde annenin en şefkatli en güvenli yer olduğu işlenmiş. Kaç yaşında adam korkunca “anam” diye bağırmıyor mu, işte sebepsiz değil demek ki

Muhteşem olan, bu durum, sadece dünyanın bir bölgesindeki etnik kimlikle, herhangi bir ırk ile sınırlı değil. Dünyanın her yerindeki anneler mütemadiyen böyledir. Hatta muhtemelen canlılar alemindeki bütün anneler için böyledir.

Ben doğum ile birlikte anneyle çocuk arasında kırılamaz ve yeri doldurulamaz bir bağın olduğunu düşünüyorum. Tamam belki sezeryanla da oluyordur ama hayır benim düşüncem iki canlının yaşamlarının birbirine bağlı olduğu, birinin diğerine kendini böylesi feda ettiği başka bir durum düşünemiyorum. İşte bu yüzden kadınlar daha güçlü arkadaşım. Çocuk yapmayan, anne olmayan bir kadının değeri nedir? Ne kadar cins-i latif olsa da ancak bir birey olur ve ancak bir erkek kadar değerli olur.  Asla  anne olan bir kadınla eşdeğer değildir olamaz…

O zaman hep söylenilegelen annelik dürtüsünü düşünüyorum ve bunu yaratıcının  yarattıklarına bahsetmesinin ne büyük nimet olduğunu… Allah şehit analarına sabır versin,

 

2015 : memet tayanç